36 saatte Eskişehir (Bölüm 1)

36 saatte Eskişehir

Herkes soğuk diye vazgeçirmeye çalıştıysa da bu ara tatil rotamızı Eskişehir’e çevirdik. Üniversite yıllarında bir kere gitmiş olduğum şehrin son belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen’in, sihirli bir değnek değdirmişçesine vizyoner bir bakış açısı ile neler yaptığına bizzat tanıklık etmek gerek diye düşündüm. Hep duyduğumuz yeni müzenin, parkın tadını çıkarmak bizim de hakkımız diyerek Beroş’umla düştük yollara. Gitmeden  ilgili araştırmalar yapıldı elbette. Eskişehirli dostlardan gerekli bilgiler edinildi.

ULAŞIM

Yolculuğumuzu giderken tren ile yaptık. TCDD sitesinden on-line biletimizi birkaç gün önce aldık. Çünkü kar-buz durumuna göre otobüsü de tercih edebiliriz diye düşündük. Öğrenciler için indirimli bilet 19 TL. Yol uzun sürüyor ama oldukça ekonomik.  Saat 19.00 treni sabah 08.00’da Eskişehir’de oldu. Dönüşte Kamil Koç otobüs yolculuğunu tercih ettik. Çünkü akşam 10.00’da kalkan tren sabah 11.00 gibi İzmir’de oluyordu.

İzmir Basmane Tren Garı
İzmir Basmane Tren Garı

Günü kaybetmemek adına dönüşte otobüsü tercih ettik. Ama aceleniz yoksa tren çocuklar ile rahat bir seçenek. Aralar çok mesafeli, koltuklar geniş. Yanınıza bir yastık aldınızmı, keyifleri gıcırında. Ama yiyecek anlamında trenlerde eski düzeni aramayın çünkü restoran olayını bitirmişler. Atıştırmalık paket yiyecekler var. O yüzden tedbirli olmakta fayda var.

KONAKLAMA

Eskişehir’de konaklamak için seçenek çok fazla. Biz tren garına yakın olduğu için (yürüme mesafesinde) İbis Otel’i tercih ettik. Otele girişler 12-14 arası olmasına rağmen bize sabahtan oda sunabilmeleri büyük bir nezaketti. İbis odaları kompakt, temiz ve her yerde olduğu gibi küçük ama işimizi fazlası ile gördü. Porsuk Çayı manzaralı farklı otelleri booking üzerinden inceleyebilirsiniz. İbis’in diğer bir özelliği eski Toprak Mahsulleri Ofisi’ymiş. Tarihi bir binayı yıkmadan, oldukça iyi bir yenileme ile şehre geri kazandırmışlar.

Eskişehir İbis Otel
Eskişehir İbis Otel

Bu tarz binaların kent belleği açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Otelin girişinde duvarlarda eski fotoğraflar mevcut. Hemen aklıma İzmir Toprak Mahsulleri Ofisi’nin geleceği geldi ki şehrin göbeğinde kaldı fazlası ile. Gelecekte nasıl bir proje içinde yer alır merak ettim açıkçası.

NEREDE NE YENİR?

Eskişehir bu anlamda epey bir seçenek sunuyor ziyaretçilere. Kırım ve Tatar kültürüne ait, Kapçık lehçesinde lezzetli anlamına gelen “Çii” börek, İzmir’in boyozu gibi. Çiğ börek değil öncelikle ona göre (az pişmiş kıyma ve soğandan kaynaklanmıyor bu isim). Cadde üstünde, sokak aralarında dikkat her an bir “Çi börekçi” çıkabilir. Biz ilk gün gittiğimizde yolumuzun üzerine meşhur Papağan çıktı. Aslında bu ünü hak etmediğinden ve eski oto garın karşısında daha iyi bir yer olduğundan bahsetmişlerdi ama yol sersemliği ile Papağan’a gittik. Bir porsiyon (12,5 TL) çi böreğimizi sipariş ettik.

Çii Börek Sever misiniz?
Çii Börek Sever misiniz?

Yanına çay istedik, ne yazık ki dediler. Paşa paşa ayran içtik. Hatta sabah 10 olduğu için ilk önce servisimiz başlamadığını üzerine basa basa belirttiler.  Servis yok ama içeride bekleyebiliriz değil mi diyerek içeri attık kendimizi ve yağın kızmasını, böreklerin açılmasını bekledik. Sonraki günler yemedik ama gözümüzü Temel Börek Salonu’na çevirdik.

Balaban Köfte ise orta büyüklükte lezzetli köftelerin et suyu ile ıslatılmış ,kare kare kesilmiş tırnak pide üzerine konmuş hali. “Büyük” anlamına gelen balaban köftelerin ızgarada pişirildikten sonra bol tereyağ ve arzuya göre yoğurt ve salçalı olarak sunuluyor.

Sade Balaban Köfte
Sade Balaban Köfte
Tamekli Balaban Köfte
Tamekli Balaban Köfte

Bunu yapan en köklü ve en meşhur yer Taşbaşı Çarşısı arka tarafı, belediye otoparkı karşısında bir iş merkezi içinde zemin katta yer alan Abdüsselam Köftecisi. Kime sorasınız gösteriyor. Test edildi denendi.

Boza Severler için adres meşhur Karakedi Bozacısı. Bu içilir değil, yenilir tarzda bir boza. Karakedi’nin şehrin bazı yerlerinde şubeleri var. Kilo ile eve hatta uzak yol için özel kaplara koydurarak alabiliyorsunuz. Diğer yerlerden farklı olarak içine glikoz atmadan direkt mısırdan yaptıklarını belirttiler. Biz bu ekşi lezzeti pek beğenmedik. Belki de eşek hoşaftan ne anlar misali ama sevenler bu lezzeti es geçmesin diyorum.

Eskişehir'de Meşhur Karakedi Bozacısı
Eskişehir’de Meşhur Karakedi Bozacısı

Met Helvası denen pişmaniyenin uzun ince kalıplanmış halini pek sevdik. Odunpazarı’nda meşhur Eriş’te yıllardır bu işi yapan kişiden hikayesini dinledik. Elde çekilirmiş bu lezzetli helva. Sade, fıstıklı ve çikolatalısı var. Biz en çok sadesini sevdik. İsteyenler on-line sipariş verebiliyorlar. Denemek isteyenlere duyurulur.

Yöresel Lezzetler;

Gittiğiniz yerde sadece yeni yerler keşfetmek değil, yeni lezzetler keşfetmeyi de arzu ediyorsunuz. O nedenle gözünüz nerede ne yenire takılı halde dolaşıyorsunuz. İşte tam da böyle bakınırken yine tarihi Odunpazarı’nda karşımıza Arzu’nun yeri çıktı. El açkısı börekler, mantılar, balaban köfte benzeri kendilerine has köfteleri ile oldukça lezzetli bir menüleri var. İlk gün içtiğimiz çorbaların lezzeti halen daha damağımızda. Toyga çorbası ve kaşık böreğini içerseniz bizi hatırlayın.

Toyga Çorbası Arzu'nun yerinde içilir
Toyga Çorbası Arzu’nun yerinde içilir

Diğer yandan kahvaltısı da pek lezzetli, otelde kahvaltı etmek yerine oranın kahvaltısını tercih ettik. Soğukta kendisini mekana atan ve sadece çay-kahve içen pek çok kişi vardı. Arzu Hanım oldukça titiz ve misafirleri ile bizzat ilgileniyor.

Odunpazarı'nda Arzu'nun Yeri
Odunpazarı’nda Arzu’nun Yeri

 

 

Yorumlar

Hakkımda

Ankara doğumlu bir İzmir’li. Çocukluğu İstanbul’da geçti. Gevreğe “simit” deyişi hep bu nedenden. Büyüdükçe, yeni yerler keşfettikçe yaşadığımız yerin sadece “dünya” olduğuna kanaat getirdi. Ve dünyada görmesi gereken pek çok yer olduğuna inandı.

Son Haberler

Takip Et