Anne Terliğinden Kaçar Gibi Koş *

Tatlı bir yorgunluk ardından geçen hafta bugünü bilgisayar başında geçirmiştim. Vallahi hiç kolay değil listende yer alan yüzlerce kişiye e-posta göndermek.  Ama ucunda bir hedef, desteklenen bir proje oldu mu beliniz de ağrısa, ocakta pişmeyi bekleyen yemekte olsa önceliğiniz mektuplar oluyor. Utanma mutanma hak getire, ne de olsa kendiniz için isteseniz namertsiniz. Aslında siz tamamen bir aracısınız.

Geçen sene gerçekleşen ilk maraton maceramdan( Türgök Kabartma Kitaplar içindi ) sonra bir de KİTVAK Konukevi için Runtalya maceram olmuştu. İlgilenirseniz onları da okuyun lütfen. Bu sene 36. Vodafone İstanbul Maratonu’na,  Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı’nın İngilizce Kabartma Kitaplarını arttırmak üzere düştük yollara. Mutlu ayaklar dedik grubumuza, aslında kalbimiz de mutluydu. Eh, Çoğumuz 10km’yi ayaklara kuvvet kat edecektik.   18 kişilik grubumuzun çoğu İzmir’dendi ama İstanbul’dan da dostlarımız vardı. Yıl boyunca Adım Adım İzmir grubu ile antrenmanlar yaptım, kendim de takviyeler yapmaya çalıştım ama benim ana amacım bağış toplamak ve yarışı bir şekilde tamamlamak olduğu için, süre konusunu çok kafama takmadım. Ne de olsa amaç ulvi. Bu arada Adım Adım’ın resmi partnerleri ve onlar dışında pek çok farklı sivil toplum kuruluşu farklı amaçla o günde yer alıyor.

Hava puslu ve soğuktu. Hatta yağmur yağdı yağacaktı ama olsun, Boğaz’a bir kelebek konacaktı.

IMG-20141116-WA0008

Sabah gittiğinizde farklı konulara takık,ne de olsa herkesin #birsebebi var. Ne güzel  kafasında bin bir proje olan insanlarlayım ,iyi ki buradayım diyorsunuz. Bir de tavla oynayan, top sektiren ya da kahve içen tipler var ki “Allah’ım sabır ver. Bu da nesi” diye içinizden geçiriyorsunuz. Evet dünyanın en güzel manzaralarından biri belki ama kardeşim ne amaçla yapılıyor bu maraton? Spor ve iyilik için buradayız. Git köprü kenarında bir kafeye iç kahveni. Biz de böyle saçmalıklara tanıklık etmeyelim hatta dünya etmesin. Çünkü bu maraton artık dünyanın ilgi gören maratonlarından biri hatta bu sene geç kayıt fırsatı ile birlikte 25 bini aşkın çipli sporcunun rekor katılımı ile  #istanbulaşkına ve #birsebebi var sloganlarıyla bu yıl gerçekleşti.

Maratonda ilk sırada yer alan sporcular 50’şer bin dolar, ikinciler 25’er bin dolar, üçüncüler de 15’er bin dolar para ödülü kazandı. Az bu değil ciddi rakam. Kazansaydık ne güzel bağışlanırdı.

Ah bir de İzmir’den tanıdık simalara rastlayınca yurt dışında Türk’e rastlamış gibi oluyor insan. Anne Çocuk Eğitim Vakfı (Açev) İzmir Sorumlusu Fatoş Dayıoğlu, kadınların okuma yazma projesini desteklemek için katılıyordu.acev Hemen anı kayıtlara aldık. Bu arada Açev’in en fazla bağış toplayan kişisi olarak Fatoş Hanım’ı yürekten tebrik ediyorum.  Sonra Sevgi Mağazası adına katılan dostlara rastladık. Onlar da Sevgi Mağazası’na bir taşınmaz mülk kazandırmak için maratondaydılar.sacitabi

Parıltı Derneği’nden çocuklarımıza rastladık.

parilti

Koruncuk Vakfı’ndan renkli saçları ile farkındalık yaratmaya çalışan gençlere merhaba dedik.

koruncuk

İyilik peşinde koşan, bu işler nasıl olur, kaynak nasıl yaratılır, bize açıklayan ve 4. kez desteklerini esirgemeyen Sevgili Maraton Koçumuz Ayşe Güveniş’e vesile olduğu için tüm kalbimle bir kez daha teşekkür ettim ve iyi ki tekrar gelebildim diye şükrettim.  Peki bağışlar ne durumda derseniz toplamda 500 TL’den 40 kitap hedefine ulaştık. Bağışlar devam ediyor, hatta maraton ile İstanbul Kitap Fuarı aynı tarihlere denk geldiği için kitap fuarından kabartma basılacak İngilizce kitapları fuardan seçtik bile.

Beni şimdilerde görenler ne güzel gittin geldin diyorlar. Ben de onlara e seneye siz de gelin diyorum. Birlikte anne terliğinden kaçar gibi koşalım. ( *Bu da Vodafone’un güzel bir sloganıdır.)  Bu arada dünyanın pek çok yerinde maratonlar var. Sadece Türkiye ile sınırlandırmamak lazım. Maraton Fuarı’nda 4 Ekim 2015’de tarihi Gelibolu yarımadasında yapılacak maratonun tanıtım broşürlerini dağıtıyorlardı. Son Başvuru 28 Eylül 2015. 8 km, 21 km ve 42 km seçenekleri var. İncelemek isterseniz buyurun tıklayın. I run for peace !  Takipte kalalım, birlikte katılalım.Bu arada İngilizce kabartma kitapları benim vasıtamla destekleyen Sevgili Dostlara ne desem az sadece tüm kalbimle diyorum.

Yorumlar

Hakkımda

Ankara doğumlu bir İzmir’li. Çocukluğu İstanbul’da geçti. Gevreğe “simit” deyişi hep bu nedenden. Büyüdükçe, yeni yerler keşfettikçe yaşadığımız yerin sadece “dünya” olduğuna kanaat getirdi. Ve dünyada görmesi gereken pek çok yer olduğuna inandı.

Son Haberler

Takip Et