Benim Tatlı Samos’um (1)

Genelde gezip gördüğümüz yerlere tekrar gitmeyiz ki bunu yazmıştım zaten. Keşfedilecek o kadar çok yer varken dünyada, ikinci baskı olmasın deriz ama Samos için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. İlginçtir tekrar gitmek istediğim bir ada oldu listede. Otur oturduğun yerde bu Euro almış başını gitmiş diyorsunuz değil mi? Güneşi, insanları, plajları, yeşili ile akla yazılası bir yer. Girit, Rodos, Midilli‘den sonra oldukça büyük adalardan. Onlardan farklı olarak oldukça da yeşil. Zaten o yüzden daha bir çok seviyorsunuz belki de.

Bu arada Kuşadası’ndan bindik feribota biz. Ki artık Seferihisar’dan da var. Sabah dokuzda başlayan yolculuğunuz 1,5 saat sürüyor. Biletlerinizi pasaport bilgilerinizle on-line Tatil Limanı sitesinden alabiliyorsunuz ( Meander Travel).  Adaya gidince biniş kartlarınızı almayı unutmayınız elbette.  Tam zamanında kalkamadığını duymuştuk. Nitekim 15 dk. Rötarla kalktı. Adada kalmak üzere gemide olan pek çok Türk turistin yanında, günübirlik giden Kuşadası’nda tatil yapan turistler de vardı. Ama kesinlikle günlük gidilmez. Zaten kalkışı, varışı, gümrük çıkışı 12:00, e dönüş saati 17:00. Bir de bir saat önce orada olsanız. Hepi topu 4 saat kalır ki gezmek için gerçekten yetersiz. O kendi halinde yerlerin, kendi halinde tadını çıkarmak için kesinlikle daha fazla zamana ihtiyacınız olacak. Seferihisar’dan yol almak isterseniz, mürecaat Meris Tur.

Bu arada otopark mafyasından da bahsetmeden geçemeyeceğim. Sarı çizgili, Kuşadası Belediyesine ait, günlüğü 7 TL olan yerlere park etmeniz tavsiye edilir. Diğer yerlerde dehşet rakamlar söyleniyor. Hani baştan uyarmış olayım.

Tepeden Vathy - Samos
Tepeden Vathy – Samos

Ulaşımı anlatmış olduk. Peki adayı nasıl gezeceksiniz?

Araç kiralamak şart. Ya da motorla eşsiz koyları keşfetmek gerçekten zevkli. Köyler ve koylar birbirine yakın olsa da, toplu taşıma ile saatler belirlenmiş olsa da, kafa nereye ben oraya derseniz feribottan iner inmez liman karşısında araç kiralama şirketleri mevcut. Biz 3 tekerlekli bir Piaggio kiraladık (Motogys, limanın sağında kalıyor). 3 günü Toplam 10 Euroluk benzin ile dolaşmış olduk. Günlüğü 22 Euro idi. Motora vurulduk o nedenle başka yere de sormadık. Rüzgarların prensi ya da prensesi olurum diyorsanız tam size göre. İnsan biraz serseme dönüyor ama farklı bir deneyim.

Speedy gonzales Samos'ta !
Speedy gonzales Samos’ta !

Otobüs durakları var. Ama otobüs saatleri çok ta sık değil. Kaldığınız otelin resepsiyonunda saatleri sorarsanız hemen listeyi verirler. Taksiler de vızır vızır. Ama dediğim gibi en iyi yöntem araba ya da motor. Ormanlık arazide bisiklete bineriz derseniz, o da kabul. Bisiklette kiralanabilir.

Konaklama:

Biz bir arkadaşımızın tavsiyesi ile Clemeontis Otelde kaldık. Merkeze yürüme mesafesinde. Harika plajlara oldukça yakın. Ama tabii alternatifler de var. Bir daha gidecek olsam, tercihimiz Pisagor tarafı olurdu. Orada liman, yürüme bandı ve restoranlar çok ama çok yakın. Restorana oturduğunuz zaman denizin dibindesiniz. Samos’ta öyle değil. Bir de o tarafta yani adanın güneydoğu tarafında dalgasız deniz şansınız var. Hatta Pisagor’un tam yanı Pototaki Beach bizim favorilerimizden biri oldu.

Bu arada bizim gezemediğimiz sadece bir bölge oldu. O da Marathokampos tarafı. Dağ köylerini ve Pisagor’un mağarasını ziyaret edemedik.

Samos Plajları:

Samos’ta plajlardan plaj beğen durumu var. Biri olmazsa diğeri, diğeri olmazsa diğeri. Atla, gir, çık hoop yan koya geç. Çoğunda yemek yiyerek bir şeyler içeceğim derseniz para vermiyorsunuz. Ama baştan bir sormakta fayda var. Biz öyle bir yerde gafil avlanıp, 3’er Euro şezlong ve şemsiyeye para ödeyince “ Ücretsiz (free) yazıyordu, ne oluyoruz?” dedik. Meğerse plajı 3’e bölmüşler, en sondaki parasızmış, diğerleri ücretli.

50 civarı plaj arasından bizim seçtiklerimiz:

Tsamadou: Sol tarafı çıplaklar kampı olan plaj üçe bölünmüş durumda. Merdivenler ile inmek çıkmak zor. Baştan söyleyeyim. Merdivenlerin başından manzara harika. Deniz de sakin. Samos’a yakın, o yüzden kalabalık. Sağ tarafta, ücretsiz yazan yerde sadece ücretsiz. Aman gafil avlanmayın. Taşlı ama dalgasız deniz. Aklınızda olsun.

Basamakların tepesinde Tsamadou !
Basamakların tepesinde Tsamadou !

Posidonia: Kıvrım kıvrım yollardan ulaştığınız mini minnacık bir köy. Tepeden muhteşem bir manzara haydi gelsene diye çağırıyor zaten. Konaklayacak 2 yer var hemen denizin dibinde. Bir de restoran. Sakin mi sakin, çocuklular için kum deniz. Ve deniz kenarı da kum. Bir şeyler iç ve hop önünden denize gir. Sakin mi sakin, huzurlu mu huzurlu. Tam yok böyle bir yer diyoruz ama o da ne… Devamı için Klima plajına bakınız.

Posidonio adeta film sahnesi...
Posidonio adeta film sahnesi…

Klima: Halkın yaşadığı az nüfuslu yerleşim yerlerinin içinden geçip, kekik kokularının ardından galiba cennete geldim diyeceğiniz sapsakin bir köy. Kenarda bir restoran var. Şezlonglar denizle bir. Deniz taşlık ama hiç dert değil. Deniz dalgasız. Bizce en güzeli. Sadece hemen yolun üzeri olmadığı için belki uzun gelebilir ama sakın vazgeçmeyin, tam yol ileri. Yol sizi inanılmaz bir manzaraya çıkaracak.

Sakin ve minik Klima...
Sakin ve minik Klima…

Pisagor: Koyun solu kumluk gayet sakin. Sağ tarafı taşlık. Deniz her zaman olduğu gibi sakin. Restoranlar hemen arkanızda. Tepelerde konaklamak için alternatif o kadar fazla ki. Nispeten çarşı- pazar severim, azıcık hediyelik almak isterim derseniz, burada merkez gibi alternatif nispeten fazla. Aslında tarihi kalıntılara ve eserlere de yakın ama biz deniz kenarına yakın olanları tercih ettik çünkü hava çok sıcaktı. Denize girmeyeceğiniz mevsimde giderseniz tarihi eserleri de dolaşmak iyi bir fikir olabilir.

Pisagor merkezde sol taraf, tam atlamalık...
Pisagor merkezde sol taraf, tam atlamalık…

Kokkari: Konaklayabileceğiniz pek çok alternatifi ile adanın kuzeyinde nispeten büyükçe bir köy. Koy kenarında pek çok restoran alternatifi mevcut. Genelde hangi restoranda yer içerseniz onun şezlonglarını kullanabilirsiniz. Deniz ve plaj taşlık. Biz gittiğimizde dalgalar ve rüzgardan pek denizi canımız çekmedi. Görülmeli elbette.

Ireon: Diğer taraflara göre daha sakin. Restoranlar denizle bir. Minik bir çarşısı var. Konaklama alternatifleri mevcut ama tercih eder miydik? Yok hayır…

Pappa Beach: Papazın yeri. Ireon’nun en sonunda. Çeşme eski Aya Yorgi yolu gibi bir yoldan dolanarak gidiliyor. Kayalıklar tepesinde romantik bir yer ama biz epey gün sonunda gittik. Kalabalıklardan sıyrılmış bir hali vardı. Gün ortasında gitseydik tepiş tepiş olacakmışız demek ki dedik. O kadar yol alıp oralara kadar gitmeye gerek var mı? Bizce yok! Hem şezlong ve şemsiyeler de ekstra. Bizden söylemesi.

Pappa Plajı..
Pappa Plajı..

Gagkou: Şehir merkezinde berrak ve denizi hep sakin bir plaj. Merkezde büyük bir otelin hemen önünde. Çok yakınında bir restoran var. Taşlıklı ama yüzülesi bir plaj. Limanın solundan yokuştan tırmanın. Kocaman bir yönlendirme levhası mevcut. Kaldığımız otele yürüme mesafesiydi.

Otelden Gagkou Plajı, hep sakin deniz...
Otelden Gagkou Plajı, hep sakin deniz…

Agios Konstantinos: Sakin ötesi, yerel kişilerin takıldığı bir köy havasında. Restoranında en azından o şekildeydi. Deniz dalgalı ve bol taşlık. Burada uzaktan gördüğümüz, mültecilerin yelek ve botları ile yakından karşılaşıyoruz. Çok ama çok üzücü. Burada yüzmedik. Yolumuzun üzerinde bir içecek molası verelim dedik. Restoranı denenebilir. Bir aile işletmesi ve deniz kenarında.

Karlovassi: Burası kuzeybatıda oldukça büyük bir yerleşim alanı. Burada bulunan müze cumartesi günü kapalı idi. O nedenle merkezde inmeden, motor ile dolandık. Tepelerde tek yönler çok fazla. Biz de yerel halkın yaşadığı dar sokaklarda motor ile dolaşıyor olduk. Deniz kenarında, denize girmedik ama büyük kilisenin vb. önünden geçiyor olduk.

Potokaki: Upuzun bir kumsal, havaalanına çok yakın. Denize girerken, inip kalkan uçaklar size eşlik ediyor. Plajlarda barlar gayet çeşitli. Yeme içme tavsiyelerinde nokta atışı yer vereceğim. Pisagor’a çok yakın olduğu için muhteşem bir alternatif. Yiyip, içince şezlong kiralamaya gerek yok. Balıklar bacaklarınızın arasında yüzerken size eşlik ediyorlar. Çok çok güzel deniz. Tavsiye eder miyiz? Evet kesinlikle.

Patatesden aklınızda kalsın ...Potakaki..
Patatesden aklınızda kalsın …Potakaki..

Evet ilk yazının sonuna gelmiş bulunuyoruz. Dediğim gibi gitmediğimiz yerler var. Benim tatlı Samos’um yeni listede yer alacaklar. Bu arada nerelerde yiyin ve diğer gezi notlarımız için devamı çok yakında blogda.

Yorumlar

Hakkımda

Ankara doğumlu bir İzmir’li. Çocukluğu İstanbul’da geçti. Gevreğe “simit” deyişi hep bu nedenden. Büyüdükçe, yeni yerler keşfettikçe yaşadığımız yerin sadece “dünya” olduğuna kanaat getirdi. Ve dünyada görmesi gereken pek çok yer olduğuna inandı.

Son Haberler

Takip Et