Bodrum’un Tam Mevsimi

Canım İzmir’im her yere yakın. Bodrum, Marmaris, Çeşme, Karaburun istediğiniz yeri seçin ve atlayın arabanıza ya da otobüse. Alın yanınıza bir küçük çanta. Hele bir de tek başınıza gidiyorsanız tek ihtiyacınız olan siz ve aklınızdan geçireceğiniz nerelerde gezinebilirim sorusu. Öyle oldu işte geçen sene bu vakitler. Aybars yelken yarışına giderken takıldım peşine. Bodrum istilaya uğramadan sakin sakin gezerim dedim. Bodrum ve çevresine çokça gittik ama kaledir, müzedir tarafımdan keşfedilmemişti. Bazı yerlerde canım arkadaşım Mutlu da eşlik etti bana. Epi topu iki gündü ama keyifliydi. Zaten küçük molalar ve kendinizi şarj etmek için dört beş güne ihtiyaç olmuyor. Minik bir kaçamak, arkadaşla içilen bir kahve, yeni bir mekanı keşfetmek ya da hayatınızda görmediğiniz bir müzeyi ziyaret hayatınıza bir es vermeye neden olabiliyor. Cumartesiyi Bodrum içine ayırdım. Peki nereleri ziyaret ettim.

Zeki Müren'in özel eşyaları
Zeki Müren’in özel eşyaları
İşte Karşınızda Zeki Müren ( Zeki Müren Müzesi Bodrum)
İşte Karşınızda Zeki Müren ( Zeki Müren Müzesi Bodrum)

Zeki Müren Müzesi: Hemen merkezde Halikarnas Disko’ya çok yakın. Merkezden çok rahat yürüyebilirsiniz. Zeki Müren hayatının son yıllarını bu evde geçirmiş. TV’de gördüğüm, çocukluğumdan hatırladığım kostümlerin hepsi orada sergileniyor. Giriş sadece 5 TL. Ödülleri, kendisine yazılan mektuplar, hepsi orada. Yaz ve kış kapanış saatleri farklı. Açılış saati sekiz olarak belirlenmiş. Pazartesi günleri tatil.  Ev gayet sade ve dönemin ses getiren bir sanatçısından çok sıradan bir vatandaşa ait gibi. Vitrinlerde sergilenen eşyalar gayet mütevazi. Müzikçalarlar ilginizi çekecektir. Kullandığı aracı da unutmamışlar ve sergilemek üzere bahçeye yerleştirmişler. Bu arada ziyaretlerinizi müzekart ile de yapabiliyorsunuz.

 

Gelelim Bodrum’da ziyaret edebileceğiniz başka bir müzeye, Sualtı Arkeoloji Müzesi ve Bodrum Kalesi:

Kale aynı zamanda açıkhava müzesi. Şövalyeler için her zaman stratejik bir öneme sahip olmuş. Yukarıya çıkıp şöyle bir manzarayı içinize sindirdiğinizde bunun nedenini anlayabiliyorsunuz. Direkt kuş bakışı her yer kontrol altında. Kale’nin içlerinde sarnıçlar mevcut bunlar kayaların içleri oyularak inşa edilmiş. Kale’deki yedi kapının her birinin üstünde tanınmış birçok şövalyenin ve büyük ustaların armaları yer alıyor. Sen Peter Kalesi, yüzyıldan fazla bir süre için şövalyeler toplumunun entegre bir savunma noktasıymış. Kale gerçekten yaşayan bir tarih. Hastane ve hapishane olarak kullanılmış. Bence özellikle çocuklarla dolaşmak, onlara tarihi canlı olarak yaşatmaya neden olacaktır. Kulaklık kiralayarak kendi kendinizin rehberi olabilirsiniz. Sualtı Arkeoloji Müzesi de kale içinde yer alıyor. Dünyadaki önemli müzeler arasında sayılıyor. “Uluburun Batığı Sergisi” ki dünyanın halen bilinen en eski batığıdır”  yalnızca küçük bir profesyonel çevrenin ilgisi yerine dünya basınının özellikle National Geographic’in geniş yayınlarıyla  müzenin herkesin ilgi odağı haline gelmesini sağlamış.

Bodrum Kalesi
Bodrum Kalesi

1995 yılında Avrupa’da Yılın Müzesi yarışmasında 44 müze arasından 12 finalist arasında yer almayı başaran Bodrum Müzesi  “Yılın Müzesi Özel Ödülünü” de almayı hak kazanmış. O nedenle her yıl binlerce turiste ev sahipliği yapıyor.

Bodrum Müzesi St. Jean Şövalyeleri’nin inşa ettiği St. Peter kalesi içinde geniş bir alanda yer alıyor. Bir yandan çeşitli kuleler ve birimler içinde sergilenen geçmiş zaman kalıntılarını gezerken, diğer yandan sizi bekleyen yeşil ve hayat dolu bir ortam ile sizi buluşturuyor. Siz siz olun az bir zaman ayırmayın buraya. Neden derseniz hakkını vererek gezmek için en az bir hatta bir buçuk gün bile ayırabilirsiniz.

Müzeleri gezdik peki sırada ne var? Takdir edersiniz ki Bodrum Kalesi ve Sualtı Arkeoloji Müzesi neredeyse bir tam günde geziliyor. Bundan sonrası sahilde soğuk bir şeyler içmek vakti.

Ne de olsa sabah kahvaltısına enerji toplamak lazım çünkü sabah kahvaltı için güzel bir mekan keşfedeceğim. Aslında niyetim meşhur Limon Kafe’ye gitmek ama yol yapım çalışmaları nedeniyle o tarafı çok tavsiye etmiyorlar. O halde diyorum başka sefere. O nedenle Pazar sabahı rotamı Yalıkavak tarafına doğal mı doğal bir kahvaltı mekanına çeviriyorum. Asmalı Çardak. Evet çok yol üzerinde değil ama olsun. Ara sokaklar keşfetmek için var. Kocaman bir bahçenin içinde doğal bir taş ev. Asmalı Çardak’ın sahibinin babaannesinden kalma. Börekler enfes, reçeller Bodrum meyvelerinden. Kireçte yapılmış limon ve portakal favorim. Satın alabiliyorsunuz, o da güzel çünkü o lezzetleri orada tadınca eve de götürmek istiyorsunuz. Serpme kahvaltı öyle böyle değil. Hakkı ve layıkıyla bir serpme kahvaltı bu. Semaver çayınız her daim yanı başınızda. Bazlamalar sıcacık servise hazır. Doğal yeşil bir bahçede lezzetli bir kahvaltı edeyim, tüm gün bir şey yemesem olur diyorsanız mutlaka tavsiye ediyorum. Özellikle küçük çocuklarla çok ama çok rahat edilecek, keyifli bir ortam. Etrafta bu mandalina bahçelerinden o kadar az var ki, buraya gelince hiç gitmesem ne güzel olur diyorsunuz.

Asmalı Çardak'ta Reçeller bir ömür (Yalıkavak - Bodrum)
Asmalı Çardak’ta Reçeller bir ömür (Yalıkavak – Bodrum)

Bunlar dışında Bodrum’da ne yapabilirim derseniz. Çarşıda ara sokaklarda kaybolup, el yapımı sandaletlerini deneyebilirsiniz.   Deniz kenarında güneşlenip, kitap okumak da opsiyonel ama bu kez amaç müzeleri keşfetmekti. Ve yapılacaklar listesine eklendiler. Bodrum’a yolunuz düşerse bu 3 keşfi mutlaka tavsiye ediyorum.

Yorumlar

Hakkımda

Ankara doğumlu bir İzmir’li. Çocukluğu İstanbul’da geçti. Gevreğe “simit” deyişi hep bu nedenden. Büyüdükçe, yeni yerler keşfettikçe yaşadığımız yerin sadece “dünya” olduğuna kanaat getirdi. Ve dünyada görmesi gereken pek çok yer olduğuna inandı.

Son Haberler

Takip Et