Çocukla 3 Gün İstanbul

Geçen sene Aralık sonunda Beroş ile İstanbul kaçamağı yapmıştık. Taşı toprağı altın şehir, her mevsim bir başka güzel. Gerçi şu anda üniversite yıllarında yaşamak istediğim şehir değil ama olsun. Yeni keşifler, yeni yerler her daim seni kucaklıyor. İstanbul’da turist gibi dolaşmak gerçekten bir harika. Bir önceki İstanbul seyahatinde gittiğimiz yerler olmasın dedik ve evlerini bizimle paylaşan can arkadaşlarımızın bizim için oluşturduğu programın akışına bıraktık kendimizi. Kezban Teyzemiz ve Güney Amcamız sağolsun, iki kız çocuğu varken bir 3.süne de kızı gibi bakıyor.

Cuma çıkışta atlıyoruz Sunexpress’e ver elinin Sabiha Gökçen Havaalanı. Artık uçakta oyalama taktikleri eskisi gibi değil ama yine de kitaptı, çıkartmalı kitaptı, yapılacaklar listesiydi derken hoooop İstanbul’dayız. Oyalama taktikleri eskisi gibi değil diyorum çünkü yaş küçükken taktikler farklı. Taktikler için tıklasanıza ! Akşam sarmaş dolaş arkadaşlarımızla aile saadeti yaşıyoruz. Onlar yazın geliyorlar İzmir’e, biz de kışın gidiyoruz. Tabii hemen ertesi gün planları yapılıyor. Sizi esnek bırakan ve fikir veren arkadaşlar yanında kalmak harika. Çünkü kızların da rutin kursları, doğum günü partileri oluyor. Onlar da programlara dahil olabiliyorlarsa oluyorlar. Kimse kimseyi planına engel olmuyor. Bizim gitmek istediğimiz yerlere onlar okul ile daha önce gitmiş oluyorlar. Öncelikle hava durumunu kontrol ediyoruz. Cumartesi gayet iyi gözüküyor, pazar kapalı. Bir de Pazartesimiz var zaten. O halde cumartesi açık hava alanlara bakıyoruz. İstanbul Kelebek Çiftliği  o dönemde kapalı. Zorlu Center bahçesinde farklı bir park düzeni olduğunu biliyoruz, bir de minik bir buz pateni pisti. A güzel diyoruz. O halde istikamet Zorlu Center. Evet, alışveriş merkezi ziyareti değil derdimiz. Hoplasınlar, zıplasınlar, açık alanda kaynaşsınlar. Araba ile uzun bir yol gidecek olduğumuz için nevaleler, sular ve biz hazırız. Ne de olsa kıtalar arası yolculuk yapacağız. Yolda da bol bol oyunlar türetiyoruz. Aralık’ta gitmemize rağmen hava oldukça iyi. Zorlu Center’a varınca parkın normal park kavramı ile anılamayacağını görüyorum. Tırmanma alanları, dev kayma bölümü, zıplama oyuncakları ile gerçekten fark yaratıyor.

Haydi Çocuklar Zıplamaya !
Haydi Çocuklar Zıplamaya !

3-6 / 6-12 yaş düzeninde oyuncaklar olmasına rağmen biz koca kazıklar bile kayabiliyoruz. Ailecek hoş vakit geçireceğiniz harika bir park.

Kulelere Tırmanmaca !
Kulelere Tırmanmaca !

Peki yetiyor mu? Tabii ki hayır. Hızımızı alamıyoruz,  oradan minik buz pateni pistine geçiyoruz. Biz çokça üşüyen  İzmirliler bile sokaklardayken o tarafta kimsenin olmamasını garipseyerek boş piste bırakıyoruz çocukları. Oldukça keyif alıyorlar. Yarım saatten uzun sürüyor bizim kayış. Kimsecikler yok diye elbette bu. Normalde saatlere riayet ediyoruz. Evet hoplamaktan, kaymaktan bezgin bekirler yorulmuş bir vaziyette oturacak yer arıyorlar. E havada erken kararıyor. Evde film keyfi için söz vermiştik. Vakitlice kaçalım diyoruz. Ve ilk günü park sevdası ile tamamlıyoruz. Giderseniz mutlaka tavsiye ediyoruz bu parkı.

İkinci günümüz; kızlar evde oynamanın keyfini de çıkartıyorlar. Hava kapalı ve yağmurlu. O halde istikamet, birlikte gezmekten keyif alacağımız bir müze olsun diyoruz. Ben Aybars ile gitmiştim ama Beray gitmemişti Rahmi Koç Müzesi’ne. Çok etkileniyor. Sürekli bulunan koleksiyonlar dışında “Hayallerle Dolu Küçük Evler Sergisi” ne denk geliyoruz. 19’uncu yüzyıldan itibaren üretilmiş İngiliz, Alman, Fransız ve Amerikan  yapımı bebek evleri yer alıyor. Renkli matematik dünyası bölümünü de yeni eklemişler. Orada da eğlenerek, öğrenmeye devam ediyoruz. Sınıfı ile giden gruplar için randevu almanız tavsiye olunur. O zaman uzman eşliğinde deneyleri birlikte yaparak, oynama şansı buluyorsunuz. Koleksiyonda bulunan Karayolu, Demiryolu, Denizcilik bölümlerini geziyoruz. Müzede tüm gün geçiyor hatta iki gün daha ideal ama bizim pazartesi için başka planlarımız var. Rehber eşliğinde denizaltı turuna katılıyoruz. 6 yaş altı katılamıyor aklınızda olsun. Ayrıca Fenerbahçe Vapurunda Yalvaç Ural teneke oyuncaklar sergisine denk geliyoruz.

Kızlar anı defterine hemen görüşlerini ve teşekkürlerini yazıyorlar. Açık havada bulunan nostalji trenine de binmeyi ihmal etmiyoruz. Kondüktör biletlerimizi topluyor. Bir de Londra iki katlı( duble decker)  otobüsü kızların ilgisini çekiyor. Müzeden çıktığımızda yağmur hızlanmış. En çok hangi bölümlerden etkilendik konuşuyoruz. Yine keyifli ama yorgun bir günü deviriyoruz.

Pazartesi son günümüz. Defne ve Yaprak okula gidecek biz de Kidzmondo’ya. Anlayacağınız yolumunuz uzun. Yine köprü geçilecek. Kidzmondo, Trump Alışveriş merkezi içinde yer alan bir çocuk şehri. Çocuklar farklı meslekleri tanıyorlar, çalışıyorlar ve karşılığında para (Kidlar) kazanıyorlar.

Para Kazanmak Kolay Değil !
Para Kazanmak Kolay Değil !

İsterse harcıyor, isterse biriktiriyorlar. Pilot olup uçak kullanıyor, cam silip temizlik yapabiliyor, TV programı hazırlıyor ya da kuaför olabiliyor. Biz pazartesi erken saatte gittiğimiz için sıralarda beklemedik ama eğer haftasonu gitmiş olsak ilgili zamanlarda kuyruklar yoğun olacaktır. 4-14 yaş grubu için tasarlanmış bu minik dünya çocuklar için farklı bir deneyim. 7 yaşını doldurmamış çocukları 1 yetişkin eşliğinde sokuyorlar. Gitmeden önce saatleri kontrol etmekte fayda var, biz Pazartesi gittik ama artık Pazartesi kapalı.

Kuaför olmak Kidzmondo'da nasıl bir şey acaba ?
Kuaför olmak Kidzmondo’da nasıl bir şey acaba ?

Bu arada instagram’da bir çekilişe katılarak Mayıs ayına kadar sınırsız giriş hakkını elde ediyoruz ama tekrar gidemiyoruz. Belki bir daha ki gidişte Anadolu yakasında Akasya Acıbadem Alışveriş Merkezi içinde Kidzaina’ya gidiyor oluruz.

3 dolu dolu günümüz İstanbul’da ziyaretlerimiz ile tamamlanmış oluyor. Yine dostlarımızın harika ev sahipliği ile anılarımızı beynimize yükleyerek İzmir’e dönüyoruz. Her gidişimizde Beray keşke burada yaşasak diyor ama ben içimden aman iyi ki sadece tatile geliyoruz diye geçiriyorum. Bir daha ki çocuklu İstanbul seyahatinde bakalım nereleri keşfedeceğiz. Varsa önerileriniz can kulağı ile dinliyoruz haydi paylaşın…Giderseniz şimdiden iyi eğlenceler…

Yorumlar

Hakkımda

Ankara doğumlu bir İzmir’li. Çocukluğu İstanbul’da geçti. Gevreğe “simit” deyişi hep bu nedenden. Büyüdükçe, yeni yerler keşfettikçe yaşadığımız yerin sadece “dünya” olduğuna kanaat getirdi. Ve dünyada görmesi gereken pek çok yer olduğuna inandı.

Son Haberler

Takip Et