Komşu Kapısı Kos

Bakmayın siz bu yazının 22.06.2017’de yayınlandığına aslında bir yıl önce yine bir bayram tatili sonrası yazıldı ama ülke gündeminden içimden çokta yayınlamak gelmemişti. O halde haydi canım Komşu Kapısı Kos’u birlikte keşfedelim. Bugüne kadar gezdiğim Yunan adaları içinde en çok sevdiğim diyebilirim. Bu vesile ile hepinize iyi bayramlar olsun, merakınız artarak devam etsin. Keşif aşkınız  hiç sönmesin…

Şu anda ülke gündemi cadı kazanı. Kalbimiz bir başka atıyor. Bir yanımız hep tatsız. Keyifli şeyler yapmak çok da keyif vermiyor. Bir de yaşanmışlıklar var. Hikayelerimiz var, biriktirdiğimiz anlar var. Yaptıklarımız var ve yapmak istediklerimiz var. Özellikle benim, gezmek ve seyahat ile ilgili yapmak istediklerim var mesela. Zaman ilaç olur mu bakalım? Uzun bir bayram tatilini değerlendirip kaçanlardanız efendim. Evet suçluyuz (!) Ama koca kişisinin başka izni yoktu. Ben zaten bir seyahat planını diğeri bitmeden yapıyorum. Derken ne yalan söyleyeyim bayramı fırsat bildik. Hadi dedik çok uzak olmasın. Deniz olsun, tarihten izler olsun, kaliteli ve kesemize uygun olsun. Rotayı Kos’a çevirdik. Baktık yakın bir ada daha ziyaret edilebilir, Santorini’ye geçtik. Peki Kos mu, Mos mu nesi? Ya vallahi Mos’u ben uydurdum. Mos diye bir ada yok ama bu aralar Türkiye’de bizi kazıklıyorlar mı tartışması aldı başını gidiyor ya. Herkesin hayalindeki kazıklanmadığı minik adacık olsun orası da. O halde önce ulaşım ile başlayalım. Notlarımı çeşitli başlıklar altında toplayacağım çünkü hap bilgiler ile istediklerinize daha kolay ulaşabileceksiniz.

KOS’A ULAŞIM: Biletlerimizi Ertürk Turizm’den aldık. Çeşme ve İzmir’de ofisleri var ama online da değerlendirilebilir. Bodrum’a kadar araba ile gittik. Rota; Bodrum – Kos – Santorini – Kos – Bodrum.

Kos – Bodrum makul saatte. Sabah 9’da gidiyor ama Santorini geçişi 00.30’da idi. Dönüşte 03.20 (sabaha karşı) idi ki pek mümkün olmuyor tam saatinde hareket. Kesin rötar yapıyor. Dolayısıyla 4,5 saat denen bir yolculuk 5,5 saate yakın sürüyor. Bilet fiyatları mutlaka sezona göre farklılık gösteriyordur. Ama 2 yetişkin ve bir çocuk için toplam 285 Euro ödedik. Havayolları ile karşılaştırınca gayet makul. Denizyolu her zaman iyi bir alternatif. Bu arada Bodrum – Kos arası operasyonu Yeşilmarmaris Firması yapıyor. Santorini’yi ise Blueferries. Ben daha önce sitelerine girip bakmamıştım. Ne tarz bir gemi ile seyahat edeceğimizi açıkçası fark etmemişim. Kocaman ro-ro tarzı dev bir gemi ile karşılaşınca şaşırmadım desem yalan olur. İçeri girince kamara alanlar mışıl mışıl uyumak üzere yataklarına çekildiler diğer sefil dünyalılar ise hop boş bulduğu koltukları kaptı.

Santorini yolculuğu başlamıştı

Biz biraz soğuk tarafa kaldık o nedenle şallar, perdeler ile örtündük. Demek ki neymiş yanınıza bu tarz yerlerde sizi koruyacak ince merserize türü şeyler alın.

Kosta Palace’dan Kos görüntüsü

KONAKLAMA:  Her zaman olduğu gibi www.booking.com’dan orası mı, burası mı diye baktık. Seçimi yine merkezi bir otelden yana kullandık. Kos Liman’dan ikinci bir adaya geçeceğimiz için limana yakın olması işimize geldi. Hem de ilk gün sabah erken orada olacağımız için ve otele normalde 13-14’den önce giremeyeceğimiz için etrafı keşfederiz diye düşündük. Kosta Palace’da fiyat performans oranı gayet iyi. Odalar büyük, çok merkezi. Tüm odalarda balkon var. Çalışanlar ilgili. Kahvaltı ekstra (6 Euro). Zengin bir kahvaltısı var ama ne gerek var derseniz Kordon’da gözünüze kestirdiğiniz bir kafeye de oturabilirsiniz. Biz tam bavul odasına eşyalarımızı koymuştuk ki, resepsiyon görevlisi odanız hazır diyerek bizi sevindirdi.

Ulaştık, yerimize de yerleştik. Peki geldik adayı nasıl keşfedelim kısmına?

KOS’TA ULAŞIM: Araç kiralama çocukla uzun süreli konaklamalar için elbette en iyi alternatif. Bunun yanında motorsiklet, atv, buggy denen böcek benzeri arabalar ve bisiklet diğer seçenekler. Bisiklet ile adada dolaşan çok kişi var. Bisiklet yolları oldukça tatmin edici. Belediye otobüsleri de bir başka seçenek elbette ama duraklarda genelde incin top atıyor. Uzak plajlara kolları uzanıyor otobüslerin. Saatleri Kos merkezinde Kordon’da rahatça öğrenilebiliyor. Araç kiraları 30 Euro’dan başlıyor. Biz Santorini’ye geçerken aracı limanda bırakıp, anahtarı da paspasın altına koyduk. Orada yöntem böyleymiş, hemen herkes aynı şeyi yapıyor. Güvenli ada dedik, güldük geçtik. Araç kiralamak için pek çok alternatif var, biz tesadüfen çok iyi Türkçe konuşan birine; Rrapo’ya denk geldik. Minik bir yeri var ama iyi satıcı. Stamatis Rent A car; 2242022516 Bu arada gezi treni ada içinde dolaşıyor.

Kos Gezi Treni

PLAJLAR: Plajlar için adanın güney kısımlarını tercih ederseniz dalgalardan uzaklaşmış olursunuz. Dolayısıyla biz ilk gün araba ile biraz sahillere gir çık yaptıktan sonra aradığımıza ulaştık ve tercihimizi Kardemena’dan yana kullandık.

Kardemena merkezden 30 km. Sadece plaj olarak değil konaklama ve restoran çeşitliliği ile tercih edilen bir yer. Özellikle sadece taverna (restoran) önünde olmasına, şemsiye ve şezlonga bir ödeme yapmadan yediğimize içtiğimize ödeme yapmayı tercih ediyoruz ki, Kardemena’da çok ama çok iyi bir işletmeye denk geldik. Liotrivi Restoran; The Old Olive Press’i  kesinlikle tavsiye ediyoruz. Minnak bir plajda, göl gibi dümdüz ama pırıl pırıl bir su. On numara, beş yıldız diyebiliriz. Deniz kum. Plajda çok çabuk derinleşmiyor. Beray’ın en sevdiği plaj oldu.   

Kardemena Plajı

Tigaki: Oldukça dalgalı uzun bir sahil. Burası da merkezden 12 km. Çok uzak değil ama deniz genelde dalgalı.

Lambi: Merkezde, araba veya herhangi bir araç kiralamadan ulaşılabilecek bir plaj. Liman’a yanaşırken canlılığı göreceksiniz. Yürüme mesafesinde biraz daha kalabalık, sakinlik arayanlar pek sevmeyebilir.

Paradise Beach: Güney’de yine restoranların önü. Cennet gibi ama bize biraz kalabalık geldi. Bir de “bir şeyler yiyip için; şezlong  ve şemsiyeden ücretsiz faydalananın” burada ne yazık ki yok. O yüzden biz de tercih etmedik. Zaten burası da çokça keşfedilmişti. Manzara güzeldi ve albeniliydi ama bizim aradığımız değildi. Bayram ve yüksek sezon olmadığında siz daha çok keyif alabilirsiniz belki. Uğramakta fayda olabilir.

Kefelos: Burası plaj olarak en uzak mesafe 42 km. Yine kendine özgü bir uzun bir sahil. Dingin bir su. Minik çakıl taşları var. Plaj ile restoranlar arası uzak ama yolun sonuna doğru uçta bulunan minik plaj çok cazipti (Limnionas Plajı). Durmadık ama denenebilir diye düşündük. Biz koyun başında bir restoranın önüne demir attık. Siz de araba ile ilerleyip gözünüze kestirdiğiniz bir yerde durabilirsiniz.

Thermes Plajı: Termal suyu ile meşhur. Biz hiç durmadık.       

Bir bu kadar daha plaj var adada. Ama dediğim gibi rüzgarı göz önünde bulundurup, dalgalardan uzak duralım derseniz Kardemena’yı bir numara olarak tavsiye ediyorum.

Restoranlar ve diğer yapılacaklar bilgisini instagram/kelebekruhum hesabından paylaşacağım. Vakit bulursam ayrıca yazacağım. Çünkü bir de bunun Santorini faslı var.

Yorumlar

Hakkımda

Ankara doğumlu bir İzmir’li. Çocukluğu İstanbul’da geçti. Gevreğe “simit” deyişi hep bu nedenden. Büyüdükçe, yeni yerler keşfettikçe yaşadığımız yerin sadece “dünya” olduğuna kanaat getirdi. Ve dünyada görmesi gereken pek çok yer olduğuna inandı.

Son Haberler

Takip Et