Eteğini topla, rahat otur abla

Geçen gün neden yılbaşını kutladığımızı düşündüm. Çocuksu heyecanlar ve umutlar nedeniyle olabilir mi ? Yeni ile bir silkiniyoruz, umut doluyoruz belki de .  Dileklerimiz var, gönlümüzden geçirdiklerimiz var. Var oğlu var…Niyetler ve dilekler bitmiyor çoğu zaman. Aman bitmesin zaten. Bir önceki yıl ne kadar kötü geçerse geçsin adı üstünde “ YENİ” diyoruz. İleriye odaklanıyoruz. Geleceğe…En azından ben öyle yapıyorum.  5 rakamının en sevdiğim rakam olmasından mütevellit bu yılından da uğurlu olacağına inandırdım kendimi. Yeni projeler ve yeni başlangıçların yılı olacağına inanıyorum ki; oldu bile. Aslında 2014 hem ülkem hem de ailem adına üzücüydü. Ailemizden ard arda kayıplar ve üzüntüler yaşadık. Tadı, tuzu yoktu pek. Hayat dedik, kopmadık bir dala tutunduk yine de…

Dostlarımın hastalıklarına şahit oldum. Üzüldüm,  hem de çok. Ama iyileşeceklerine de inandım,hem de çok …Çünkü şu “zaman” denen şey var ya gerçekten ilaç aslında. O halde Halil Cibran’dan gelsin satırlar, zamanı onun gibi manalı anlatanı az bulunur.

ZAMAN
Sonra bir astronom sordu :

“ Bize ‘zaman’ ı anlat”

Ve El Mustafa anlattı  :

“ Ölçüsü boyutu olmayan zamanı ölçmek istersiniz.”

Davranışlarınızı, hatta ruhunuzun doğrudan akış yönüne saatlere ve mevsimlere göre ayarlamak istersiniz.

Zamandan bir nehir yapıp, kenarında oturarak akışını izlemek istersiniz.

Ama içinizdeki, zamansızlık hayatın zamansızlığının farkındadır.

Ve belir ki dün bugünün hatırası, yarın da bugünüm hayalidir.

Ve içinizdeki şarkı söyleyen ve tefekkür eden şey, yıldızların uzaya gönderildiği o ilk anın sınırlarında yaşar.

Aranızda sevginin gücünün sınırsız olduğunu hissetmeyen var mı ?

Sınırsız olan sevginin varlığınızın merkezine sığdığını ve sevgi düşüncesinden sevgi düşüncesi, sevgi eyleminden sevgi eylemi oluşturmak gibi bir derdi olmadığını hissetmeyen var mı ?

Ve zaman da sevgi gibi değil midir; bölünmez ve mesafesiz ?

Yine de şayet zamanı mevsimlere bölmek zorundaysanız, bırakın her bir mevsim diğe tüm mevsimleri kuşatsın.

Ve bırakın “ bugün” geçmişi hatıralarla, yarını ise özlemle kucaklasın.

Halil Cibran ; Ermiş & Gezmiş satırlarından sf; 61 -62 , Parşömen Yayınları

Not : Fotoğraf #eceaymerhandcraftsizmir vitrininden çekilmiştir.

Yorumlar

Hakkımda

Ankara doğumlu bir İzmir’li. Çocukluğu İstanbul’da geçti. Gevreğe “simit” deyişi hep bu nedenden. Büyüdükçe, yeni yerler keşfettikçe yaşadığımız yerin sadece “dünya” olduğuna kanaat getirdi. Ve dünyada görmesi gereken pek çok yer olduğuna inandı.

Son Haberler

Takip Et